Türkiye’de nispeten az rastlanan ve şarkıcı Bergen örneğinde bilinirlik kazanan kadına yönelik asit saldırıları, özellikle Bangladeş, Hindistan ve Pakistan’da erkekler tarafından sık kullanılan bir intikam yöntemi. Kayıtlara göre sadece Hindistan’da 2015’te 500’den fazla saldırı yaşandı. Bazılarında kurbanlar hayatını kaybetti, şanslı olanlar ise asla iyileşmeyecek yaralarla hayatlarını sürdürüyor. 2005’te otomobiliyle evine giderken başından aşağı bir kova asit döküldüğünde, Monica Singh 19 yaşındaydı. O, evlenmeyi reddettiği adam tarafından diri diri yakılmış, deyim yerindeyse kendi cenazesine katılmış bir kadın. Uçarı üniversite öğrencisi Monica’yı gömüp yeni bir hayata başladı. 45 ameliyatın ardından, eski Monica’dan bugün üçüncü bir kişi gibi bahsediyor. Kısa süre önce BM tarafından Dünya Gençlik Savunucusu seçildi. Babasının adını verdiği Mahendra Singh Vakfı’nın kurucu başkanı ve kendisiyle aynı kaderi paylaşan kadınlar için çalışıyor. 2015’te dünyanın sayılı moda okullarından New York Parsons’a kabul edildi. Monica ile, Aydın Doğan Vakfı tarafından davet edildiği Dünya Kız Çocukları Günü Uluslararası Konferansı sırasında sohbet ettik.

580225e7c03c0e1bb828a0ac

Hindistan’da erkeklerin kadınlara yönelik asit saldırıları oldukça yaygın. Hiç kendi başınıza geleceği aklınızın ucundan geçer miydi?
– Size tuhaf gelecek ama, başıma gelmeden önce bu tip bir suçun varlığından haberim yoktu. Kafamdan aşağı bir kova asit döktüklerinde bile bunun ne olduğunu anlamadım. Sanırım, ailem beni bu tip haberlerden korumaya çalışmıştı. Elbette her anne kızına gitmemesi gereken yerler olduğunu, dikkat etmesi gereken şeyler olduğunu anlatır. Annem de bana yabancılara karşı dikkatli olmamı öğütlerdi. Bana kadınların tecavüze uğrayabileceği anlatılmıştı ki bu daha yaygındır. Kimse beni asit saldırıları konusunda uyarmadı.
Saldırganla nasıl tanıştınız?
– Aslında tanışmıyordum. Yaşadığım mahallede beni görmüş ve saplantı haline getirmiş. 18 yaşındaydım, gelip evlenmek istediğini söyledi. O sırada üniversitede moda eğitimi almaya başlamıştım. Teklifini geri çevirdim. Ama ısrar etmeyi sürdürdü. Eğitimimi, ailemi bırakıp onunla evlenmemi istiyordu. Ben de onu reddetmeyi sürdürdüm. Sanırım “madem benim olmuyorsun, o zaman kimsenin olamazsın” diye düşündü.
Kendine acıyanlar kurbandır, ben değilim
11 yıl sonra hala neden ben diye sorduğunuz oluyor mu, ya da kendinizi suçladığınız? Kadınlar erkek şiddetine uğradığında “ben mi yanlış bir şey yaptım”, “bu saldırıyı önleyebilir miydim” diye düşünebiliyor çünkü…
– Evet, neden ben, neden benim başıma geldi diye çok sordum. Çünkü iyi bir insan olursanız, düşman edinmezseniz, kimse de size kötülük yapmaz diye düşünürdüm. Haklısınız, kadınlar kendini suçlayabiliyor bazen ama ben yapmadım. Çünkü bu saldırıyı önlemek için yapabileceğim tek şey o gün evden çıkmamak olabilirdi. Evlenme teklifine hayır dediğim için bir an bile pişman olmadım. Kendini kurban durumunda bulan her kadın bilmeli ki, suçlanması gereken kişi asla kendileri değil.
Sizden hep “asit saldırısı kurbanı” olarak bahsediliyor. “Kurban” olarak anılmak sizi nasıl etkiliyor, bu tek kelime sizi tanımlamaya yetiyor mu?
– Hastanede ölümle yaşam arasında bir yerde yattığım sırada kurbandım. Ama hayatta kaldım, ayaktayım ve güçlüyüm. Ve şimdi bunca emek, zaman ve para harcadıktan sonra, insanların çabası ve sevgisiyle yeniden sadece Monica Singh’im. Tasarımcı veya istediği her şey olabilecek bir kadınım. Kendine acıyarak hayatına devam etmeyi seçenler kurbandır. Ben istediğim herşey olabilirim, benim durumumdaki tüm kadınlar, istedikleri her şey olabilirler. Kendime kurban diyerek, tüm birikimini, emeğini, zamanını bana yeni bir yüz verebilmek için harcamış olan babama hakaret edemem. Ben bundan daha fazlasıyım.

Article Courtesy: http://www.hurriyet.com.tr/monica-singh-yaralarimi-sevmiyorum-ama-kendimi-seviyorum-40249680

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *